İzleyiciler

20 Temmuz 2014 Pazar

Yeni hayat yeni blog yeni paylaşım merkezim

Selammm
Yeni haberlerle geldim yine...Öncelikle kızımla ve yeni hayatımızla ilgili detayları  Otuzdan sonra blogumda paylaşmaya karar verdim.Bu blogum daha çok elişi severlerin takip ettiği bir blogdu. Bundan böyle el işlerim burada bebekle geçirdiğimiz zaman diğer blogumda olacak. Takip etmek isterseniz beklerim efendimmm.
 Aynı zamanda başka bir haberim daha var.Eşim yine acayip bir projeye imza attı. Türk işi sosyal paylaşım sitesi hazırladık. Umduğumuzdan daha çabuk yayıldı ve amacına ulaştı. Sizlere de buradan tanıtmak istedim.
nabiyon.com 
Evet bizim türk işi sosyal paylaşım sitemiz ve benim sayfam burada.Sizlerde üye olmak isterseniz beklerim. Artık face sayfamdan paylaşım yapmıyorum yalnızca sizleri takip ediyorum. Bilgilerinize efemmmm....

4 Haziran 2014 Çarşamba

Serkanım mezun olmuşşşş...





       Serkanım mezun olmuşşşşş...Oğluşum büyümüş,kepler giymiş...Bir de üstüne mezuniyet gecesi yapmış...Daha dün gibi hatırlıyorum anasınıfına zorla götürdüğüm günlerini...Benden bir dakika bile olsun ayrılmak istemezdi.Biz birlikte büyüdük oğlumla.Birlikte eğlendik ,birlikte işlendik,birlikte sevindik ,birlikte güldük,birlikte ağladık,birlikte acı çektik...Çok çabuk olgunlaştı oğluşum.Yaşının çocuğu asla olamadı.Daha 3 yaşındayken baba ayrılığıyla tanıştı ..Babası bizden çokk uzaklara Mardine askerlik görevine gitmişti.15 ay nasıl geçmişti baba özlemiyle..Ardından kardeşi oldu çok istemişti çok sevmişti ama bu sevgi bir sene sürebildi kardeşini kaybetmişti...Bu baba özlemine benzememişti,bu gidip geri dönmeyen bir özlemdi.Gizli gizli ağlardı boncuk boncuk dökülürdü gözlerinden yaşları.O anda içinde kopan fırtınaları  dindiremezdim gizlenirdi görmeyelim daha çok üzülmeyelim diye ...Küçük adamdı o...Benim tek dayanağımdı.Sarılıp hadi enerji vereyim sana derdi minicik kollarıyla...Öyle bir sarılırdı ki tüm üzüntüm biranda kaybolur giderdi..Sanki ben çocuk, O baba oluverirdi...Canım oğlum şimdi 10 yaşında ama saçlarında aklarıyla...
         Mezun olmuş öyle diyor...Daha yolun başında kaç mezuniyet göreceğiz hayırlısıyla...Babasıyla birlikte katıldılar törene.Çok eğlenmiş anlata anlata bitiremedi geceyi...Babası da Ben çok zenginmişim biliyor musun dedi gece gelince.Böyle bir evladım var gurur duydum kendisiyle...
         4 yaşından bu yana hergün okul yollarındaydım.Ana sınıfının oyun günlerine götürmeye başlamıştım biraz hırçınlığı azalır diye.İçine kapanıktı,sürekli benimle olmak isterdi.Eve kimse gelmesin o bir yere gitmesin ...Geleni koştururdu annem benimle muhabbet etmiyor sizinle ilgileniyor derdi...Evde kalmak isterdi sürekli icatlar peşindeydi...İki sene de anasınıfına devamlı gittik.Hatta ilk yıl 3 ay boyunca anasınıfından ayrılmadım.İkinci senesi öğretmenini çok sevdi .Artık gelme sen okula demişti...Hırçınlığı azaldı yalnız kalma isteği geçti. İlk okula başladığında sınıfta seçiliyordu. Dersleri gayet iyiydi.Ah birde türkçe dersi olmasa...Yazı yazmaktan nefret etti..Matematik onun için vazgeçilmezdi...2,5 yaşında toplama çıkarma yapabilen bir çocuk nasıl sevmesin matematiği ...El işlerinde gayet başarılıydı annesi sağolsun bir yaşından bu yana hergün bir aktivite yapmışlardı:)
           Şimdi kocaman bir delikanlı oldu oğluşum.Herkesin gözünde başarılı ,ilerisi parlak bir evlat...Zekasını güzel işlerde kullanıp bilim insanı  olma heveslerinde. Bu isteği inşallah birgün gerçekleşir..
       Mutluluk yeniden onu  buldu.Çok istiyordu bir kardeş daha..Şimdi evimizde bir prensesimiz daha var birlikte güzel günler görecekler UMUTLA


26 Mayıs 2014 Pazartesi

Kapı süsümüz ve kalp yastığımız






Selammm
Hastane,doğum,bebiş hal hatır derken sizleri birazcık sıkmış olabilirim dedim. Güzel haberlerim var şimdi de...Çok şükür yataktan kalktım artık. İyiye gidiyorum moralim de tavan yaptı sayenizde hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu kadar çok sevildiğimi bilmiyordum arayanlar mesaj atanlar gelenler hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Bebişim kuvözde 35. haftasını dolduruyor. İlaç tedavisine olumlu yanıt veriyor.İlaçlarını yavaş yavaş kesiyorlar. Ciğerlerindeki leke kaybolmuş.Bu arada küçük bir damar tıkanıklığı yaşamış.Kalçasında morluk oluşmuş ama şimdi o da geçti. Çok şükür ki iyileşiyor. Anne sütü almaya başladı.Evde yine sağım işlerine başladım. Zor oluyor ama bebişe süt gerek...
Kapı süsümü beğendiniz mi? Ananesiyle birlikte yaptık bebişimin. Aslında herşeyini kendimiz hazırlayacaktık ama erken gelince yeni yeni yapıyoruz hazırlıklarını. Bu kapı süsünü kumaşlardan çalıştık. Çok zevkli oluyor yapımı. Kalp yastık da tamamen annemin eseri:) Aslında yatak takımının bir parçası olarak yaptık. Çok yakında yatak takımını da paylaşacağım .Bir de bebek şekerlerini kendimiz yaptık çekmeyi unutmuşum bir daha ki postta yayımlarım onları da...Yeni doğum yapacaklara fikir olsun istedim. Hepinize kocaman sevgiler ,şimdilik benden bu kadar...

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Hoşgeldin Bebişim...(Yeniden doğmak)

Herkese yeniden kocaman bir MERHABA,
Yeniden doğmak...
Yeniden anne olmak...
Hayata yeniden sarılmak...
Ölümlerden dönmek ,bebişi son anda kurtarmak...

Canlarım hemen hemen tüm telefonlara ,mesajlara ,yorumlara dönüş yapmaya çalıştım.Ama yetişemediğim yerler oldu.Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim,beni yalnız bırakmadınız.Bu denli sevildiğimi bilmiyordum.
               Bu yazıyı beni ve yeni meleğimi merak eden dostlarım için paylaşıyorum.Evet bebişimiz sağsalim dünyaya geldi.32 haftalık bir minik bebeğin annesiyim artık.Nilda Elvin koyduk ismini.Nilda savaşçı kadın asker ve cennet kapısında Yağmur damlası taşıyan melek 
,Elvin ise gök kuşağının her bir rengine verilen isimmiş...Adıyla yaşasın inşallah güzel meleğim...
Benim doğum hikayem yine çok karışık...Allah beni yine sınadı canlarım.Bu defa kendi canımla da sınandım...
6 aylıkken sancılarım başlamıştı istirahat vermişti doktorum.27 haftalıkken ilerledi   bizim sorunlarımız yine...Sancılarla hastaneye kaldırılmıştım ,trombositlerim düşmüştü ilerleyen zamanlarda kan değerlerim yükselmiş evde istirahat etmem söylenmişti. 2 ay boyunca hiç kalkmadan yatmıştım.ama her hafta bir-iki gün sancılarım oluyordu.Hastaneye gittiğimde Nst ye bağlanıyordum.Bilmeyenler için NST fetusun iyilik halinin saptanmaı için yapılan testlerden birisidir.
Bu arada doğum sancılarımın olmadığı söyleniyordu gaz sancısı olabilir deniliyordu. İzmirdeki en büyük hastanelerden bir tanesi olan Dokuz Eylül Hastanesi beni neredeyse kovmaktan beter etti.Niye geldin ki buraya sancın falan yok deyip geri şutladılar.Kendi doktorum da erken doğum riskin var deyip yapacak bir şey yok yatacaksın evde demişti.Bu arada tahlillerim falan hep normal çıktı.Bebeğin gelişimi oldukça iyi görünüyordu.En son Hıdırellez günü(pazartesi günü) doktor kontrolüm vardı bebişin değerleri 32 haftayı gösteriyordu .Doktorum akıllılık edip bebeğe akciğer gelişimi için iğne yapmayı önerdi.Biz de kortizonlu olmasına rağmen kabul ettik .İki gün boyunca biraz ateş ve terleme oldu yanaklarımda yanık gibi kırmızı lekeler oluştu.Bunun haricinde bebek 2 gün boyunca az hareket etti.Bunlar ilacın etkileriydi araştırdım hepsini sorun görünmüyordu başka....
Bu hafta iyi geçti ağrım sancım yok ,erken doğumdan yırttım diyordum ki perşembe günü sabah hafif sancım başladı. Eşim sabah  evden giderken- ben bugün doğururum dediğimde- iyi o zaman doğurunca ararsın akşam toplantıda demişti .Şakalaşmıştık oysa...
Birkaç saat sonra şiddetli bir karın ağrısıyla çığlık atmam bir oldu...ama doğum sancısı değilmiş yine...Kıpırdayamıyordum... nefes alamıyordum ...sadece ambulansın gelmesini istiyordum terslik vardı...
Arkadaşım, eşim, ambulans ,hastaneden bir doktor, telefon trafiği ,sancılar, çığlıklar...
Ölüm korkusu...Bebeğin öleceğini düşünmek ,bu bebeğimi de kaybedeceğimi bilmek...Çıldırıyordum...Arkadaşım büyük bir soğuk kanlılıkla beni hazırladı ,acil çantalarımızı hazırladı kendini hazırladı ambulans gelene kadar.Dakikalar içinde ambulans gelmişti oysa bana saniyeler bile saatler kadar uzun gelmişti...Kontrolümü yaptılar ve açılma kanama olmadığını söylediler bu esnada eşim de gelmişti ....
Ambulansla bayağı münakaşa ettiler beni hazırlarlarken...Ben İzmir dışında oturuyorum Urlada...Bilmeyenler için Urla 40 km uzaklıkta İzmire.Urla devlet hastanesi vardı en yakınımızda ama yoğun bakım kuvözleri yoktu .Buraya gitmek istemiyordum. Egepol hastanesine gitmemiz gerektiğini söylüyordum ama en yakınımızdaki yere götüreceklerini söylüyorlardı.Eşimin ısrarı üzerine İzmirdeki dokuz eylül hastanesine kadar izinle götürdüler.O hastaneden nefret ediyordum bebeğimi de o hastanede kaybetmiştim...İnsanı azarlayan kendini doktor sanan ama insanlıktan nasibini almamış ukala kadın doğumcular...Korktuğum başıma geldi niye geldin ki buraya burada da kuvöz yok dediler nst de yine doğum sancıları yok diyordu...Ultrasonla da baktılar hiç bir şey yok dediler. 1 saat nasıl geçti bilmiyorum :çığlık çığlığa bir odada parmak uçlarıma kadar titreyerek her gelene çıkarın beni buradan diye inleyerek ...
En sonunda yoğun bakım hemşiresi komşum geldi yanıma .Beni Egepol hastanesine götüreceklerini ambulans beklediklerini söyledi ,biraz olsun rahatlamak isterdim ama sancılar gittikçe şiddetleniyordu.
Ambulansla tekrar ikinci bir çile çekerek Egepol hastanesine yetiştik.28.haftaya kadar burada bakılmamışsanız sizi hastaneye almıyorlarmış acil de olsa...Ama eşim ve çevresindekiler bunu da çözmüşler hemen..Dr.Hakan Sabırlı kabul etmiş beni.Ameliyatı olduğu halde görmeye geldi.Sadece erken doğumu durdurun diye sevk etmiş dokuz eylül hastanesi...
Doktor ,hemşireler ,oradaki hastalar,arkadaşım,Eşim....Hiç biri çığlıklarıma ,ağlamalarıma bir anlam verememişti...Hakan bey ilk muayeneden sonra başka bir şey olduğunu anladı ve ultrason cihazıyla bakınca durumun ciddiyeti anlaşıldı.Bebek plesantadan ayrılmış iç kanama başlamıştı.Acil olarak doğuma alındım.Bebeğimi kaybetmek istemiyordum,yaşarken yeniden ölmek istemiyordum...
Eşime beni bırakma çığlıklarıyla veda ettim o ağladı ben ağladım....
Ameliyathanede eziyetim devam etti doktorlara.Beni bayıltın görmek istemiyorum yaşamak istemiyorum aynı şeyleri diye feryat ediyordum. Anestezi uzmanı bebeği kaybedebiliriz hemen epidural yapmamız gerektiğini söylese de ben kimseyi duymuyor dinlemiyordum...Yarabbim nasıl bir korku varmış içimde yılların birikimi...Yağmurumu kaybettiğim günden beri her şeyi içime atmışlığım güçlü görünmeye çalışmışlığım...Yaşasam da olur ölsem de demişliğim...Hepsi yalanmış hepsi kendimi kandırmaca...Ben aslında hep korkmuşum hep saklanmışım ...
Epidural kavgası ardından olumlama yapalım herşey güzel olacak dediğini hatırlıyorum anestezi uzmanının...Ben o sırada ağzıma burnuma taktıkları oksijen maskesini çıkarmaya çabalıyordum .Bu arada uyuşmadan kesildim.Bebeği hemen çıkarmışlar ve beni uyuttular ...Doktorumun söylediği karnından öyle bir iltihap çıkardık ki...yarım saat bile gecikseydiniz hem bebek hem anneyi kaybedecektiniz....
İşte böyle....Benim doğum hikayem de böyle...Doğum yaptığımdan değil yeniden doğduğumdan bahsettim size...
Salı günü hastaneden çıkardılar. 6 gün boyunca yoğun antibiyotik serumla birlikte verdiler. Her gün kalçadan ikişer iğne  yaptılar ,her gün kanımı alıp Crp sonuçlarımı değerlendirdiler. 160 -100-50-32-16 ya düşünce beni hastaneden çıkardılar.Şimdi evde yine antibiyotik tedavim sürüyor. Ampul şeklinde kan ilacı takviyesi alıyorum.Şimdilik halsizliğim sürüyor.Dikiş ağrılarım halan geçmedi. Karnımın içindeki iltihabı genel cerrahın da katılımıyla bir güzel temizlemişler.Hastanede ameliyata giren tüm doktorlar beni ziyarete geldi.Şaşkınlıklarını gizleyemediler. Cerrahın söylemiyle tüm iç organlarım temiz çıkmış ama iltihabın nedeni nerden kaynaklandığı bulunamamış...Dün yine kan aldılar kontrolum vardı.İltihap yine yükselmeye başlamış Antibiyotiğimi 10 güne tamamlayacaklar.Bakalım hakkımızda hayırlısı ne ise olacak...
Bu arada minik kızım 2 kilo doğdu.Ona da ilaç tedavisi başlamışlar. Kuvözde...Dualarınızı bekliyor...

26 Nisan 2014 Cumartesi

amigurumi minnion



Selam
29. Haftamızı dolduruyoruz ...Yatak istiratimiz devam ediyor. Sancılarım her hafta yokluyor ama erken doğum yapmak istemiyorum.magnezyum takviyesi kullanıyordum yaramayınca degistirdik prematüre dogumu engelleyen bir ilaç varmış ona basladik.hayırlısıyla bakalım biraz daha zamanımız var yata yata büyütüyoruz bebisimizi.                          Bu arada sancılarım olmadığı zamanlar ufak tefek örgüler yapıyorum.  Minion da bunlardan biri. Serkanimin isteği üzerine ördüm.sayilarini kabaca paylaşayım dilerseniz.

Vücut sarı renkle başla.
1.6x
2.12X
3.18X
4.24X
5.30x
6-12 30x
maviye geçiş
13-15 30x
16. 4x A
17. 3xA
18. 2xA
19.2xA kapat.
 Mavinin başladığı yerden 8 tane 2li trabzan  önlü arkali örülecek. Askilari icin de zincir cekilip birlestirilecek. Kollari diktikten sonra birlestirdim ben.
Kollar
Siyah
1. 5x
2.-10-x
3.10 x
sarıya geç
 4.2 eksilt 8 x
5-10  8x bitir
Ayak
1.6x
2. 12x
3.2 eksilt 10 x
4.10x
Maviye geç
5-6-7 . 10x bitir.
Gözleri
Beyaz 6x gri üstten batip 12 x siyahi icin boncuk diktim.
Telefonla ancak bu kadar yazabiliyorum .beni biraz daha  idare edin. Yeni cicislerini paylasacagim bebisin.saglikla kalin.